2012 yılı Fransa, Belçika ortak yapımıTür : Dram, Gizem, Romantik
Süre : 120 dk
IMDb puanı : 7,5
Gerçekten aldığı puanın hakkını veren bir film. Dram mı istiyorsunuz alın size sonuna kadar dram, romantizm mi o da her şeyi ile ortada... Offf ki ne offf...
İki insan... Aslında hiçbir ortak noktaları olmayan bu iki insanın birleştiren kader değil de nedir ki !!!
Katil balina eğitmeni olan Marion Cotillard (Stéphanie) ve oğlu ile yaşamını dövüş yaparak kazanan Matthias S
choenaerts (Alain van Versch) 'nın hikayesi var filmin içinde ....
Tamamen bir tesadüf sonucu bar kavgasında tanışan Stéphanie ve Alain aslında daha sonraki hayatlarında nasıl da birbirlerine ihtiyaçları olduğunu o aşamada bilmiyordur tabi ki. Stéphanie daha önceden de bahsettiğim gibi katil balinalar ile gerçekleştirdiği bir gösteri sırasında inanılmaz bir kaza geçirir ve her iki bacını da kaybeder. Bu olay, onun hayatında çok büyük bir trajediye sebep olmuştur. Evinden çıkmaz ve hayata küser. Taa ki Alain ile bir şekilde bağlantı sağlayana kadar.
Aslında ne kadar da birbirine benzemeyen iki insan olsalar da birbirlerine iyi gelmişlerdir. Yaralarını birbirleri ile sarmaya başlamış, hayatın güzelliklerini görmek için bir sebebe sahip olmuşlardır. Alain , evde kendini saklayan Stéphanie için hayata tutunma sebebi olmuş Stéphanie ise onunla zamanını geçirmekten hoşlanır hale gelmiştir. Sakat bir kadından ne beklenebilir ki ama o zor zamanlarında birbirleri ile olan diyalogları gerçekten görülmeye değer. Stéphanie o korkusuz erkeksi tavırları ile Alain'in hayatında artık olmazsa olmaz bir hal almıştır. Onu dövüş yaparken bile yalnız bırakmaz her zaman destekçisi olmuştur.
Gelgelelim kadın ve erkeğin bir ilişkiye bakış açısı aynı olmayacaktır. Kıskançlık, sahiplenme gibi duygular da zaman geçtikçe aralarındaki ilişki gibi büyüyecektir. Ama asıl önemli olan birbirlerine ne kadar da iyi geldiklerinin ikisinin de anladığı andır.
Belirtmeden geçilemeyecek bir durum da filmde Stéphanie'yi gerçekten sakat bile sanabilirsiniz. Bacakları yok yani, çok da net gösteriyorlar bu sahneleri. Hile yokmuş gibi inanın, gizlenen saklanan, öyle arkadan, beriden çekilmiş falanlı filanlı sahneler yok. Bu da filmin diğer bir başarısı bence...
Filmde beni en etkileyen anlardan biri de Alain ve oğlunun bazı sahneleri oldu. Aslında çok ilgisiz bir baba, sanki hiç oğlu yokmuş, o hiç olmamış gibi davranan bir yapıda. Nedense bazı babalar sevgisini göstermekte zorlanır. Sanki erkeklerin bir özelliği bu olmak zorundaymış gibi. Çocuğunun başını okşamak, ona sevdiğini söylemek bu kadar mı zordur ??? ama çocuğunu kaybetme korkusu var yaaa !!! kim olursan ol işte o duygu tüm bu gururunu hoopp ortadan kaldırır ...Karşılıksız bir sevgi ve bu sevginin insanları nasıl da iyileştirdiğini görmek bu hayata dair ümidimi kesmememin sebeplerinden biri işte !!!
İyi seyirler :))
Sevgiler & Saygılar





















