13 Şubat 2014 Perşembe

The Counselor

2013 yılı ABD yapımı
Tür : Suç, Dram, Gerilim
Süre : 117 dk
IMBd puanı : 5,6

Mesleği gereği adaletin doğru tarafında olması beklenen ve tabi gereken bir avukat... "Michael Fassbende" yani film boyunca "Counselor" olarak adlandırılan kişidir. Hayatında sevdiği bir kadın olan Penélope Cruz (Laura) ile bu birlikteliği evlilik ile sonlandırma aşamasına bile gelmişlerdir. Dışarıdan bakınca kariyer ve aşk... Nasıl da hayal edilesi bir hayat değil mi ? Ama her şey yolunda gitmez ve maddi sıkıntıları sebebi ile kendini bir uyuşturucu halkasının tam ortasında bulur.

Aslında bu hayata girmiş olmasının asıl sebebi bence açgözlülük... Çünkü bir dönüm noktası oluyor hayatında, karar vermesi gereken bir nokta.. İki yol vardır seçmesi gereken, o da kendi doğrularını takip edecek ama yanlış olan yolu seçecektir. Bu yoldan geri dönmek istediğinde ise aslında seçim yapması gerek zamanı çoktan geçtiğini anlayacaktır. Yani eski hayatına geri dönebilmesi için artık çok çok geçtir ....

Javier Bardem (Reiner) ve sevgilisi Cameron Diaz (Malkina) bu kötü halkanın başka bir ucunda yer alan bir çift. Maalesef Bardem fiziksel olarak çok itici bir tipe bürünmüş rolünde. Diaz ise ne bileyim kadın işte, yani rolünde sadece dişilik var o kadar ...İlk bakışta birbirleri ile birlikte olma sebepler çok açık. Sadece menfaat üzerine kurulu bir ilişki, bir hayattan ibaret... Reiner ne kadar da aşık olduğunu kendini kaptırdığını söylese de bence güzel Malkina'nın onu yarı yolda bırakacağını bile bile bu ilişkiyi sürdürmekte. Malkina ise gerçekten akıllı ve sadece kendi hayatını düşünen ve dişiliğini bu uğurda sonuna kadar kullanan bir kadın.

Dişilik demişken Cruz ve Diaz tarafından bakıldığında açıkça görüldüğü gibi filmde oyunculuk üzerine bir performans görmeniz maalesef pek mümkün olmuyor. Ben biraz kibarca yazmaya çalışıyorum tabi ki :)) bu iki bayanın filmde üstlendiği roller genelde seksi, baş döndüren, cazibeli birer hal almış durumda.

Brad Pitt'e gelirsek yani "Westray" bu pis düzen içindeki bir aracı rolünde. Kendisini fazlaca beğenmediğim doğrudur. Yani diğer bayanların tersine hiçbir zaman özel bir tarafını göremedim bu adamın aynen bu filmde de bir özelliği yok ... Bir tek ölüm sahnesi var ki bunu söylemeden geçemeyeceğim gerçeğe çok yakın olmuş... Detay vermek doğru olmaz ama beklendik bir şekilde ölüm değil, daha önce bu tür bir şey görmediğinize eminim ...

Karakterler hakkında bu kadar fikrimizin olması bence yeterli, şimdi genel olarak filmden bahsetmek istiyorum. Bu kadar ünlünün, şanı şöhreti olan kişinin bir araya geldiği yapımlara rastlamak her zaman nasip olmaz tabi ama bence filmi seyrettiren sadece ünlü oyuncularının olması değildir. Ünlü bir yüz sadece filmin afişinin akılda kalmasını sağlar. Asıl filmi seyrettiren kurgu, senaryo ve oyuncuların o senaryoyu seyirciye nasıl yansıttığıdır. Bu filmde maalesef ünlü oyuncular durumu kurtaramamış ve sanki ticari bir amaçla yapılmış film. Yani insanlar para verip gitsinler gerekirse filmin yarısında çıkıp gidebilirler. ..

Konu sıkça rastlanabilecek düzeyde, işleniş bazen sıkıyor sizi, dikkat ettim de filmdeki ikili diyaloglar o kadar uzun tutulmuş ki aralarında konuşulan konu neydi diye hatırlamak zorunda kalıyorsunuz.  Anlaşılamayan bir düzine mevzuu ile bitiyor film. Bence kurgu başarılı değil. olmamış yani, soru işaretleri çokça. üstelik filmde beklediğim heyecan ve aksiyon sahnelerinin hiçbirine rastlamadım. Ha başladı ha başlayacak derken bir bakıyorsunuz film pufff bitmiş... Heyecan sıfır, sürükleniş sıfır... durağan bir denizde rüzgar nereye savurursa öyle gidiyor film.

Zamanınız var da bolca tanıdık yüz görmek istiyorum derseniz buyurun izleyin derim...

İyi Seyirler :))

Sevgiler & Saygılar



9 Şubat 2014 Pazar

Kışkırtıcı Ve Aykırı ... Kısaca "Lady Gaga"


İşte benim adamım !!! hani öyle derler yaaaa ... Ama yok yok olmadı burada bu sözü değiştirmemiz lazım !!! İŞTE BENİM KADINIM :)) hahhh oldu işte şimdi ...

Ben var ya bayılıyorum bu kadına ne yapsa, ne söylese , ne giyse vay vay vay... Herkese yakışmaz tabi ama onda duruyor işte ne yapalım :)) Düşünsenize "etten" evet bildiğimiz ve yediğimiz "etten" bile kıyafet giydi kadın ... O kadar marjinal o kadar kendine has biri o. İşte belki de onu sevmemdeki en önemli etkenlerden biri bu...

Naçizhane bir tweetimde dediğim gibi yani ... DOĞRU OLAN HERKESİN YAPTIKLARI İSE BEN YANLIŞ HALİMLE ÇOK MUTLUYUM !!! İşte bence işi özü bu...

Şimdi bu girizgahtan sona biraz Lady Gaga'ya dönelim derim ...

Kendisi ABD'li bir şarkıcı, söz yazarı, oyuncu ve moda tasarımcısı... Gaga 2008 yılında ilk stüdyo albümünü yaptığında  aklımızda kalan en iyi parçalarından biri halen bugün de dinlediğimiz "Poker Face" ve "Just Dance" dir. Özellikle kliplerindeki o görsel şölen ve sinema tadı bizi alır ve götürür. Bundan sonra gelen 2009 yılındaki "Bad Romance" ve Beyonce ile düeti olan "Telephone" onu Box Office listelerinde bir numarada kalmasını sağlamıştır. Mayıs 2011 de ise benim yine bayılarak dinlediğim "Born This Way" ile piyasadaki yerini bir kez daha sağlamlaştırmayı başarmıştır.  Bu süre içerisinde kalçasından bir ameliyat geçirmiş ve 2013 yılına kadar kariyerine mecburen bir ara vermiştir. 2013 yılında ise açıkça söylemek gerekirse diğer şarkılarından bir tık geride kalan "Applause" ile geri dönmüştür.

Gaga; sesini, imajını ve tarzını sürekli yenileyen tekdüzelikten bir hayli sıkılan biri. Bana öyle geliyor ki her seferinde ve sürekli başkaları yerine kendini geçmeye çalışır gibi bir hali var.

Bildiğim kadarı ile playback yapmayı reddeden Gaga bu şekilde kendine ve müziğine olan güvenini de ortaya koymaktadır. Aslında Katolik bir okulda disiplinli ve içine kapanık şekilde lise dönemi yaşadığını da itiraf edecek kadar açık... Belki de o dönem kısıtladığı, sınırladığı duygularını şimdi sahnesinde, dansında, müziğinde ve kıyafetlerinde özgürce sergileyebildiği için Lady Gaga olabilmiş.


Tabi ki herkese tarzı ve tavrı bana geldiği kadar iyi gelmeyebilir, hatta eminim bir çoklarınız onu gereğinden fazla aykırı ve kışkırtıcı buluyordur. Bu kısım da doğru aslında o aykırı biri ama ben ona bu hali çok yakıştırıyorum. Sahne şovlarında yarattığı ambiyans, dansçıları ile uyumu, sesindeki güçlü performans birleşince adeta kısa film tadındaki gösterilerini seyretmekten kendimi alamıyorum ..

Oldu k bu güne kadar onun hiçbir performansını seyretmemiş olabilirsiniz !!! Size tavsiyem MTV Müzik ödüllerindeki bazı performanslara göz atmanız, hatta durun yorulmayın sizin için bir kaç tanesini ekliyorum :)) Ama baştan söyleyeyim şaşırmaya hazır olun :))

Daha nice yıllar Lady Gaga'nın bizi şaşırtması dileklerimle..

Sevgiler & Saygılar :))

Lady Gaga - Paparazzi MTV 2009 Music Awards


Lady Gaga - Born This Way


Lady Gaga - Poker Face